Fazıl Say ve Genco Erkal’dan Nazım Hikmet Oratoryosu
Nazım Hikmet’in şiirleri, yıllardır tiyatro sahnesinde Genco Erkal’ın eşsiz yorumuyla hayat buluyor. Piyanist ve besteci Fazıl Say ise bu sözleri bir oratoryoyla buluşturdu. Ortaya, şiirin ve müziğin iç içe geçtiği eşsiz bir sanat eseri çıktı.
Genco Erkal: Nazım’ın Sesi
1938 yılında İstanbul’da doğan Genco Erkal, tiyatro kariyerine 1957’de başlamış ve 1969’da kurduğu Dostlar Tiyatrosu ile geleneksel olanın dışına çıkarak politik tiyatronun gelişimine öncülük etmiştir. Nazım Hikmet’in şiirleri de bu yol ayrımında onun için ayrı bir önem taşımıştır. Erkal’ın şiir yorumu, sözcüklerin arasındaki derinliği bulması ve dinleyiciye doğrudan dokunan bir anlatımı tercih etmesiyle ünlüdür. Bu yönüyle Nazım Hikmet’in şiirlerini en iyi yorumlayan isimlerden biri olarak anılır.
Fazıl Say: Bir Besteci Olarak Nazım’ın Portresi
1970 Ankara doğumlu Fazıl Say, genç yaşta kazandığı burslarla eğitimini Almanya’da tamamlamış ve kısa sürede uluslararası bir kariyer inşa etmiştir. Say, birçok yorumcunun aksine klasik müziğin duvarları arasında sıkışıp kalmamış, kendi kültürel mirasından da beslenerek dünya müzik camiasında adını duyurmuştur.
“Nazım Oratoryosu”: Şiir ve Notaların Kucaklaşması
Fazıl Say’ın Nazım Hikmet’e duyduğu hayranlık ve onun mücadelesine duyduğu saygı, kariyerini büyük ölçüde şekillendirmiş ve 2001 yılında “Nazım Oratoryosu” eserini bestelemesine yol açmıştır. Eserin ilk dünya prömiyeri 5 Ekim 2001’de Ankara’da gerçekleştirilmiş ve Genco Erkal’ın anlatıcı (narrator) olarak yer aldığı bu performans, günümüzde de etkisini koruyan bir dönüm noktası olmuştur.
Aslında proje, 2000’li yılların başında Fazıl Say ve Genco Erkal’ın uzun soluklu bir iş birliğine imza atmasının bir sonucu olarak doğmuştur. Bu iş birliğinin en önemli meyvesi ise 2018 yılında kayıtları tamamlanan ve sanat dünyasına kazandırılan “Nazım Oratoryosu” adlı albümdür. Eser, Nazım Hikmet’in on altı farklı şiirinin Fazıl Say tarafından özel olarak bestelenmiş müziklerle (piyano, orkestra ve koro kullanılarak) buluşturulduğu, görkemli ve duygu yüklü bir yapıttır.
İş birliğinin en büyüleyici tarafı, Fazıl Say’ın bestelerinin, Genco Erkal’ın sözleri fısıldar gibi başlayıp haykırır gibi seslendirdiği şiir yorumunun altını doldurmasıdır. Adeta birbirini besleyen, yücelten ve dinleyeni dönüşümlü olarak sarsıp huzura erdiren bir atmosfer yaratır. Öyle ki eser, Fazıl Say’ın resmi internet sitesinde “sanatsal faaliyetinin ve estetik-ahlaki dünya görüşünün özü” olarak tanımlanmaktadır.
Sanat Dünyasında Yansımaları ve Eleştirel Bakış
“Nazım Oratoryosu”, müzik eleştirmenleri ve sanatseverler tarafından Fazıl Say’ın olgunluk dönemi eserlerinden biri olarak kabul edilmiş ve övgüyle karşılanmıştır. Eserin bir incelemesinde, “sahnelenen oratoryonun etkin bir biçimde izleyiciyle buluştuğu” ve “Fazıl Say tarafından bestelenmiş müzikler eşliğinde seslendirilmiş olması gösterime farklı bir soluk kattığı” belirtilmiştir.
Apaçık ortadadır ki, Fazıl Say’ın besteleri ve Genco Erkal’ın yorumu bir araya geldiğinde, ortaya Nazım Hikmet’in şiirlerinin ruhunu yeniden yaratan bir atmosfer çıkar. Büyük bir ihtimalle bu tür sanatsal iş birlikleri ülkemizde nadir görülüyor, olanlar da hakkıyla değerlendirilmiyor.
Neyse, biraz uzadı farkındayım ama konu gerçekten de derin. Nazım Oratoryosu’nu dinleme fırsatınız olursa, içinizdeki bir şeyleri sorgulamanıza sebep olacak eşsiz bir deneyim yaşayacağınızı söyleyebilirim.




Bir Cevap Yazın